Google


ORTA YAYLA - Blogcu



ORTA YAYLA

1/10/2008 - DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE ZİNCİRLİKUYU

DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE ZİNCİRLİKUYU


1.GENEL BİLGİLER
Bilindiği gibi yöremizde ve bölgede yerleşim yerlerinin isimleri türkçeleştirildiği için genellikle her yerleşim biriminin iki ismi olur. Biri türkçe dir diğeri de orjinal hali yani Kürtçe dir. Ama öyle bir yer var ki üçü türkçe, ikisi de Kürtçe olmak üzere beş adet isme sahiptir. Neresi mi burası? Zincirlikuyu, ilk ismiyle Kürtoğlu değişmiş haliyle Gördoğlu yani Gundi Omi Gurde ve yine aşiret ismiyle Sevko veya Tavşançalılara göre Sevko ye jur yani Yukarı Sevko. Çünkü aşağıda bir Sevko daha vardır (Celep). Günümüzde bu isimlerden Kürtoğlu dışındakiler halen kullanılmaktadır. Zincirlikuyu ise anlaşılacağı üzere ismini kasabadaki zincirli bir kuyudan almıştır (biri bé zincir). Zincirlikuyu Konya ili Kulu ilçesine bağlı yaklaşık 2500 nüfuslu bir kasabadır. Coğrafik olarak Kulu nun güneydoğusunda yer alan kasabanın doğusunda Tuzyaka, kuzeydoğusunda Fevziye köyü (Çıngırlı), kuzeybatısında Beşkardeş, güneyinde Yavşan Tuzlası ve güneybatısında Tavşançalı bulunmaktadır. Yazın yaylara göç eden insanlar kışın Kışla olarak kullandıkları yerleşim yerlerinin daha sıcak yerler olmasına dikkat ederler. Zincirlikuyu nun etrafı tepelerle çevrili bir vadiye yayılmış olması ancak bu şekilde açıklanabilir.


2.TARİHÇE
Kasaba halkının tamamı Kürt dür ve kürtçenin kurmanci şivesinin yakın doğu anadolu ağzını (Adıyaman/Maraş/Malatya) kullanır. Kasaba halkı Reşi (Rişvan/Rewşan) konfederasyonunun Sefki (Sefkan) koluna mensubtur. Sefki aşiretinin bilinen ilk reisi Kavas ağadır. Kavas Ağanın 1795 yılında ölmesinden sonra yerine oğlu Nuri ağa geçer. Nuri ağa babası gibi aşiretiyle Adıyaman bölgesinde Berri denilen yaylalarda koyun, keçi ve devecilikle uğraşıyordu. 1797 yılında Nuri ağanın ölümü üzerine yerine oğlu Ahmet ağa geçmiştir. Ahmet ağanın 1824 yılında ölümünden sonra aşiretin başına oğlu Sarı İsmail geçer. Sarı İsmail in üç oğlu vardır; Molla İbrahim, Hacı Hüseyin ve Hacı Osman. İsmail ağa denetimi altındaki 1700 nüfuslu aşireti ile yazın yaylarda kışları da Haymana Ovasının Çalış köyünde geçirir. Yine bu dönemde geçim kaynağı koyun ve deveciliktir. Çadırlar ise siyah kıl keçisinden dokunuyordu. Kışları ise vadilerde kazılan çukurlarda bu çadırlar kurulurdu. 1851 yılında Sarı İsmail ağanın ölümünden sonra aşiretin başına oğlu Molla İbrahim geçmiştir. Molla İbrahim in İkinci İsmail, Molla Hasan, Hacı ve Ömer (Omi Gurde) isimlerinde dört oğlu vardır. Molla İbrahim Kaman taraflarında aşireti ile yaylacılıkla uğraştığı dönem Osmanlı yönetiminin Zorunlu iskan politikası yürüttüğü bir dönemdir. Molla İbrahim gelen baskılara boyun eğmiş ve ilk olarak bugünkü Beşkardeş Köyüne yerleşmiştir. Yazları yaylara çıkmış ve göçebeliğe tekrar başlamıştır. Osmanlı yönetiminden gelen sıkı emirler üzerine Molla İbrahim tekrar aşiretini yerleştirmeye başlamıştır. İlk olarak oğlu Ömer le(Omi Gurde) birlikte aşiretinin bir kısmını bugünkü Zincirlikuyu ya yerleştirmiştir. Aşiretin kalan kısmını ise bugünkü Celep (1839), Bulduk ve Kerpiç (Gundi Kuse) köylerine yerleştirmiştir.Bu dönemde Sefki aşiretinin toplam Nüfusu 2000 dir. Kasabanın ilk yerleşim tarihi batılı Seyyah ve araştırmacıları tarafından ise 1800 olarak gösterilmektedir. Geliş yerleri yoğunlukla Adıyaman/Kahta bölgesidir. Bunun yanın da Maraş ve Urfa gibi yerlerden de gelen aileler mevcuttur.

3.EKONOMİ VE GEÇİM KAYNAKLARI
Yukarıda da belirtildiği gibi Kasaba halkının esas geçim kaynağını ilk zamanlarda hayvancılık oluşturuyordu. Yerleşik hayata geçildiğinde tarım başlıca geçim kaynağı olmaya başlamıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan 1950 li yıllara kadar Türkiye de izlenen tarıma dayalı ihracat politikası ve özellikle tahıla duyulan ihtiyaç kasaba halkını tüm yörede olduğu gibi tahıl üretimine sevk etmiştir. Bu dönemlerde insanlar tarıma teşvik edilmiş ve Toprak Komisyonu tarafından 1936 da ilk toprak dağıtımı yapılmıştır. Demokrat Parti döneminde (1950 den sonra) tarımdan ziyade endüstriyel gelişime ve kentleşmeye önem verilmesi, arttan nüfus ve iklim şartlarının tarımı olumsuz etkilemesi, kasaba halkının dışarıya ilk göçleri vermesine sebep olmuştur. Tam da bu dönemde yani 1960 lı yılların başların da Almanya dan gelen işçi talebi Zincirlikuyulular için Avrupa ya göçün başlangıcı olmuştu. 1970 li yılların sonu ve 1980 li yılların başlarında Türkiye de yaşanan kırsal kesimden kentlere göç trendi kasaba halkını da etkilemiş ve bu yıllar da Ankara ve Konya ya yoğun bir göç yaşanmıştır. Bu şehirler de yaşayan Zincirlikuyuluların çoğu günümüzde ticaretle uğraşmaktadırlar. 1970 li yılların sonu ve 1980 li yılların başlangıcı aynı zamanda ilk başlarda geçici süre için gidilen Avrupa ya aile birleşmesi yoluyla yerleşimin başladığı yıllar olmuştu. Avrupa daki Zincirlikuyuluların çoğu genellikle işçidir. Bunun yanında başta İsveç olmak üzere bazı yerlerde ticaretle de uğraşanlar vardır. Kısacası ekonomi büyük oranda Avrupaya dayalıdır. Hayvancılık son derece düşmüş, tarım da iyice verimsizleşen topraklar ve kuraklık nedeniyle tek başına yeterli olmaktan uzaklaşmıştır. Tüm bunlara rağmen son yıllarda tarımdaki çeşitlilik dikkat çekicidir. Şeker Pancarı, Kavun-Karpuz, Kimyon, Soğan gibi Tahıl dışındaki tarım üretimi yaygınlık kazanmıştır. Dünya Bankasından sağlanan çiftçilere doğrudan destek kredileri de son iki yıldır kasaba halkına önemli derecede gelir sağlamıştır. Son yıllarda kasabadaki inşaat sektöründeki gelişmeye bağlı olarak yan sektörlerde de az da olsa bir canlılık sağlamıştır.

4.SOSYO-KÜLTÜREL YAPI VE EĞİTİM
Toplumsal gelişim ve kültürel yapı göçebe toplumlar ve yerleşik toplumlarda farklı bir seyir gösterir. Bir toplum ne kadar çabuk yerleşik hayata geçmiş ise toplumsal gelişimi de o derece yüksektir.
Zincirlikuyunun bu anlamda yerleşik hayatın erken başladığı merkezlerden biri olması toplumsal gelişimi de beraberinde getirmiştir. Zaten zayıf olan aşiret yapısının 1950 lerde tamamen sona ermesi feodal ilişkileri ortadan kaldırmış bu durum da özellikle kadınların toplumda daha etkin bir rol oynamalarını sağlamıştır. Okuma yazma oranının kadınlarda da yüksek olması bunun bir sonucudur. Tüm bunlara Avrupa ve şehirlere verilen göçün etkisi de katılınca kasaba aydınlanma atağına çevre köylere göre daha hızlı başlamıştır.Buna rağmen üniversiteli oranının Karacadağ veya Gölyazı ölçüt alındığında çok düşük olduğu önemli bir çelişkidir. Bunun nedeni de gençlerin ailelerin de teşviki ile üniversite yerine Avrupa yı tercih etmeleridir. Buna rağmen son yıllarda özellikle lise düzeyinde öğrenci sayısında ciddi bir artış görülmüştür. Kasaba da bir İlk Öğretim Okulu ve bir de Çok Programlı Lise mevcuttur. 1990 lı yılların başlarında başlayan inşaat sektörü kasabaya başta Mardin olmak üzere bölgeden işçiler (yevmiyeciler) gelmiştir. Daha sonra bunlardan bazıları ailelerini de kasabaya getirmişlerdir. Halen kasabada 15 i aşkın Mardinli aile yaşamaktadır. Bu da kasaba halkının bölge insanlarına bakış açılarını önemli ölçüde değiştirmiş ve siyasal sürece etki etmiştir. Siyasal anlam da kasaba halkının 1990 lı yıllara kadar merkez sağ ve merkez sol partileri tercih ettiği görülmektedir. Son yıllar da ise kasaba halkı Türkiye de ki Kürt Realitesinin etkisini hissetmiş ve bu da genel seçimlerde HADEP in %50 yi aşkın bir destek bulmasını beraberinde getirmiştir.

5.GAWANDALAR, TORIN VE PIŞLAM MESELELERİ
Her şey Hüsüni Topal ve arkadaslarının gece vakti Gawande evleri üzerine tüfeklerle seri atışlar yapması ile başlamıştı (1960 lı yılların sonu). Bu küçük operasyon Gawandelerin kendilerine yurt olarak seçtikleri Zincirlikuyu yu terk edip Kulu ya yerleşmeleri için yeterli olmuştur. Bu sürgün operasyonunun gerçekleşmiş olması kimileri tarafından hayırlı bir olay olarak görülmüşse de bu operasyonu Kasaba tarihinin utanç verici bir olayı olduğunu düşünen insanların sayısı hiç de az sayılmaz. Kulu da yaşayan Gawendelerin kendilerini Zincirlikuyulu olarak tanıtmaları, bu insanların toplumsal kimlik anlamında kendilerini halen Zincirlikuyu ya ait hissettiklerini göstermektedir.

Torın ve Pışlam meselesi diye bir mesele var mı diye aklınıza bir soru gelebilir. Kuşkusuz burada sorun anlamında bir mesele kastedilmemektedir. Ama Torın-Pışlam meselesine dikkatinizi çekmek istediğim nokta bu ayırmın basit bir mahalle ayırmı olmaktan öte bunların birer toplumsal kimlik olmalarıdır. Yani Torınlı veya Pışlamlı olmak diye bir gerçeklik var. Pışlamlar kasabanın ilk yerleşimcileridirler. Torınlar sonradan gelmiştir. Belki de bu onların en büyük dezavantajı olmuştur. İlginç bir hikaye vardır; Torınlar Kasabaya yerleşme isteklerini Pışlamların ileri gelenlerine bildirirler ama ilk cevap olumsuzdur. Torınlar ısrarlıdır ve pişirdikleri güzel pilavları ile bu isteklerini yenilerler. Torınların bu jesti karşısında Pışlamların evet demekten başka çareleri kalmamıştır. Ama bir şartları vardır Pışlamların; Torınların yerleşimlerini merkezde değil kasabanın batı sırtlarında yapmalarını istemişlerdir ve Torınlar da buralara yerleşmişlerdir. Yakın tarihlere kadar iki mahalle arasındaki önyargılar ve soğuk ilişkiler devam etmiştir.

6.KASABA DA BELLİ BAŞLI AİLE-KABİLE İSİMLERİ
Kasabada aşiret yapısının artık söz konusu olmamasına rağmen aşiretsel yapının karakteristik özelliği olan güçlü aile yapısı aile isimleri ile günümüze kadar gelmiştir. Yani kasabada her küçük aile büyük bir aile ile isim bazında da olsa bir bağ kurar. Bu aile isimleri "Malé...." ile başlar. Burada Mal sadece ev anlamında değil büyük aile veya kabile anlamında kullanılır. Malé ise çoğul halidir. Örneğin Molé Aleqüran denirken kastedilen Aleqür aileleri veya aile anlamında evleri. Bu anlamda Kasabadaki belli başlı Mal/Aile isimleri şöyledir;


Malé Aleqüran (Berk, Seven, Canpolat)
Malé Aliağa (Atmaca, Karakuyu)
Malé Alüskan (Demirci)
Malé Badilan (Badıllı)
Malé Besikan (Aşık, Bağıran, Güdücü, Dölcü,Male Heseni Zexe Omise,)
Malé Boxalaran ( Boğa, Başaran, Öven, Çoban)
Malé Bille (Ateş)
Malé Çeqelan (Atakan, Titrek, Deveci, Musaogullari, Kısa)
Malé Guraşikan (Kızıl, Demir, Dilsiz)
Malé Gadosan (Buğurcu, Demirel, Çakır)
Malé Gulan (Güler)
Malé Gurru (Altay, Tutumlu)
Malé Şuqe (Şimşek)
Malé İbişlaro (Taner, Üçler, Sallabaş)
Malé Keyelaran (Sarı,Okutucu)
Malé Kumikan (Gördoğlu, Kaya, Doğan, Bakır, Bulduk, Çelik, Gündoğdu, Kalın, Bıyıklı, Erdem, Koç)
Malé Mifkan (Yıldırım)
Malé Mil Arab (Kayacan)
Malé Mirte (Mermer)
Malé Molikan (Altın,Adalı)
Male Oskamke ( Özkemik )
Malé Olşir (Can)
Malé Oxçiyan(Sarığlu, Ülker, Solak, Akbaş)
Malé Silekaran ( Er, Sert)
Malé Teriki (Aslan)
Malé Torinan (Koyuncu, Ercan, Yılmaz, Arıkan)
Malé Totte (Yiğit)
Malé Xıdırko (Şimşek)
Malé Mýl Arab (kayacan)
7.BELEDİYE
Zincirlikuyu 1967 yılında belde haline gelmiştir. Şu anda Belediye Başkanı Mehmet ATAKAN'dır. Kasabada tarım dışında herhangi bir üretimin olmaması nedeniyle kasabada sermaye birikiminin az olması, son dönemlerdeki hükümetlerin yerel yönetimlere yeteri kadar kaynak ayırmaması gibi nedenlerden dolayı kısıtlı imkanlara sahip olan Belediye ihtiyaç duyulan alt yapı çalışmalarını yapamamakta ve bu yüzden sürekli eleştirilere maruz kalmaktadır.

8.YAYLALAR
Kasaba nın merkezi dışında önemli bir nüfus da Yunak ve Orta Yayla da yaşamaktadır. Önceleri yayla olan bu yerler daha sonra birer yerleşim merkezi haline gelmiş ve kasabaya bağlı birer mahalle olmuşlardır. Bunların dışında Şükür ve Yeni Yayla adında iki yayla daha vardır. Bu yaylalarda Koyunculuk devam etmektedir. 1970 li yılların başlarına kadar Körçeşme (Ulqi Alaqüre) ve Çiftlik te de yaylacılık yapılmıştır.

9.VALMZ

Verein im Ausland lebenden Mitbürger Zincirlikuyu (VALMZ). Yani Yurt Dışında Yaşayan Zincirlikuyulular Derneği. Bu dernek Almanya Stuttgart bölgesindeki Zincirlikuyuluların önderliğinde kurulan bir dayanışma ve yardımlaşma derneğidir. Dernek 1995 Yılında kurulmuş ve Başkanlığını da Mustafa SERT yapmaktadır. Derneğin esas amacı Avrupa da yaşayan Zincirlikuyulular arasında iletişimi ve birlikteliliği sağlamaktır. Bu doğrultuda sene de Bir defa festival düzenlenmekte ve Avrupalı Zincirlikuyuluların bir araya gelmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır. Derneğin bir diğer amacı ise Maddi anlamda kasabaya katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede Belediye ye bir adet Morg ve bir Ambulans hibe edilmiştir. Bunların dışında dernek bünyesinde çeşitli kültürel ve sportif etkinlikler de yapılmaktadır.

10.SÖZLÜ EDEBİYAT
Kürtçe konuşan kasaba halkı yazı dilinin olmaması nedeni ile edebi ve müzikal eserler sözlü olarak kalmıştır. Kasabada çevre yöreler gibi çeşitli halk türküleri, ağıtlar, tekerlemeler, masallar, atasözleri ve deyimler mevcuttur. Bunların yazıya geçirilme işlemlerinin geç başlamış olması ve az sayıda kişi tarafından yapılması sadece Zincirlikuyunun değil tüm yörenin zengin sözlü edebiyatını yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Zincirlikuyu nun en tanınan halk türküsü (Klamı) Birti dir, Birti de diğer bir çok türkü gibi bir aşk türküsüdür. Bunun yanın da Aman Elo da bilinen aşk ezgilerindendir. Kasabanın en çok bilinen ağıdı da Klame Xale dir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ORTA YAYLALILARIN SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım